Uzm.Dr. Melih Civan
Köşe Yazarı
Uzm.Dr. Melih Civan
 

Ortopedi Nedir

Ortopedi Nedir ? Öyle alengirli laflara gerek yok, basitçe anlatayım. Ortopedi tıbbın bir alanı. Tıpkı iç hastalıkları ya da göz hastalıkları gibi. Her tıp alanı nasıl kendi konuları ile ilgileniyorsa, ortopedi de şahsına münhasır bir alan. Kendi işine bakar. Başka alanlara saygılıdır. İçine kattığı her bir konu kas ve iskelet sistemi ile ilgilidir. Ortopedi kas ve iskelet sistemini ilgilendiren her türlü organ ve dokunun sağlığı ile ilgilenir. Örneğin dik durmamızı sağlayan omurgamız, ya da koşmamızı sağlayan diz eklemimiz gibi vücudun hareketi ile ilişkili aklımıza ne geliyorsa ortopedinin alanı içerisinde yer alır. Ortopediden bahsederken, “ortopedist” ten de bahsetmek olmaz. Kendini ortopedi alanındaki hastalıkları iyileştirmeye adamış, önce altı yıl tıp fakültesini bitirmiş, sonra uzmanlık sınavında yüksek bir puan almış ve sonrasında da zorlu bir ihtisas geçirmiş doktorlara ortopedi ve travmatoloji uzmanı denir. Kısaca ortopedist. Sıkı durun şimdi biraz derine dalalım. Tıp tarihinde ne kadar geçmişe giderseniz, hekimliğin daha çok konu ile daha yüzeysel ilgilendiğini keşfedeceksiniz. Koskoca Hipokrat’ın öğretilerine bakın. Adam kanı, beyin sıvısını, idrarı ve dışkıyı aynı zamanda incelemiş. Üstelik kemik kırıklarında karşılıklı çekme metodunun, kırığı düzelteceğini bile yazmış kitabında. Anlayacağınız hem bir ortopedist, hem dahiliye uzmanı, aynı zamanda bir nörolog ve hatta biyokimya uzmanı… İşte bu yüzden “Ortopedi” adı öyle Hipokrat zamanından beri var olan bir kavram değil. 1741 yılında yani 18. yüzyılda Paris Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Nicholas Andry tarafından üretilmiş. Kısacası tıbbın babası Hipokrat’sa, ortopedinin babası da Andry’dir. Ortopedi kelime olarak “ortos” ve “pedos” kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş. “Ortos” düzgün, “pedos” ise çocuk anlamına geliyor. Dolayısı ile ortopedi aslında “düzgün çocuk” demek. Bu duruma çok şaşırmamak lazım. Bugün toplumda kemik eğrilikleri, sakatlıklarla dolaşan çocuklar, kamburluklar ve topallamalara eskisi kadar rastlamıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ortopedistler bu tedavileri günlük hayatlarının bir parçası olarak üstleniyorlar. Ancak Andry’nin yaşadığı yıllarda, sadece ortopedi değil tıbbın o kadar da gelişmemiş olduğunu, bir çok ilacın henüz keşfedilmemiş olduğu ve hatta modern ameliyat teknik ve ekipmanlarının henüz icat edilmemiş olduğunu hayal edin. Sonuçta Andry tarihe bir not düşüyor ve bir grup hekime adeta şöyle diyor: Siz bu işlerle uğraşın! Çocuklar düzgün olsun.
Ekleme Tarihi: 14 Eylül 2022 - Çarşamba

Ortopedi Nedir

Bir şunu diyen bir yazı 'DE PREVENIK ET DE CORRIGER ORTOPEDI TOME PREMIER. DANS LES ENF ANS NEDİR?' görseli olabilir

Ortopedi Nedir ?

Öyle alengirli laflara gerek yok, basitçe anlatayım.

Ortopedi tıbbın bir alanı. Tıpkı iç hastalıkları ya da göz hastalıkları gibi. Her tıp alanı nasıl kendi konuları ile ilgileniyorsa, ortopedi de şahsına münhasır bir alan. Kendi işine bakar. Başka alanlara saygılıdır. İçine kattığı her bir konu kas ve iskelet sistemi ile ilgilidir.

Ortopedi kas ve iskelet sistemini ilgilendiren her türlü organ ve dokunun sağlığı ile ilgilenir. Örneğin dik durmamızı sağlayan omurgamız, ya da koşmamızı sağlayan diz eklemimiz gibi vücudun hareketi ile ilişkili aklımıza ne geliyorsa ortopedinin alanı içerisinde yer alır.

Ortopediden bahsederken, “ortopedist” ten de bahsetmek olmaz. Kendini ortopedi alanındaki hastalıkları iyileştirmeye adamış, önce altı yıl tıp fakültesini bitirmiş, sonra uzmanlık sınavında yüksek bir puan almış ve sonrasında da zorlu bir ihtisas geçirmiş doktorlara ortopedi ve travmatoloji uzmanı denir. Kısaca ortopedist.

Sıkı durun şimdi biraz derine dalalım.

Tıp tarihinde ne kadar geçmişe giderseniz, hekimliğin daha çok konu ile daha yüzeysel ilgilendiğini keşfedeceksiniz. Koskoca Hipokrat’ın öğretilerine bakın. Adam kanı, beyin sıvısını, idrarı ve dışkıyı aynı zamanda incelemiş. Üstelik kemik kırıklarında karşılıklı çekme metodunun, kırığı düzelteceğini bile yazmış kitabında. Anlayacağınız hem bir ortopedist, hem dahiliye uzmanı, aynı zamanda bir nörolog ve hatta biyokimya uzmanı…

İşte bu yüzden “Ortopedi” adı öyle Hipokrat zamanından beri var olan bir kavram değil. 1741 yılında yani 18. yüzyılda Paris Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Nicholas Andry tarafından üretilmiş. Kısacası tıbbın babası Hipokrat’sa, ortopedinin babası da Andry’dir.

Ortopedi kelime olarak “ortos” ve “pedos” kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş. “Ortos” düzgün, “pedos” ise çocuk anlamına geliyor. Dolayısı ile ortopedi aslında “düzgün çocuk” demek. Bu duruma çok şaşırmamak lazım. Bugün toplumda kemik eğrilikleri, sakatlıklarla dolaşan çocuklar, kamburluklar ve topallamalara eskisi kadar rastlamıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ortopedistler bu tedavileri günlük hayatlarının bir parçası olarak üstleniyorlar. Ancak Andry’nin yaşadığı yıllarda, sadece ortopedi değil tıbbın o kadar da gelişmemiş olduğunu, bir çok ilacın henüz keşfedilmemiş olduğu ve hatta modern ameliyat teknik ve ekipmanlarının henüz icat edilmemiş olduğunu hayal edin.

Sonuçta Andry tarihe bir not düşüyor ve bir grup hekime adeta şöyle diyor: Siz bu işlerle uğraşın! Çocuklar düzgün olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve dizifilmdergisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.