Yazı Detayı
21 Ekim 2019 - Pazartesi 10:25
 
Hastalığa Bakış Değişiyor mu?
Doç. Dr. Recep ALP
 
 


    Her insan sağlığına dikkat eder ki hayatta yapmak istediği şeyleri yapsın, sevdikleri ile güzel günler geçirsin. Başarılı ve mutlu bir yaşam sürsün. Sağlık, insan için en önemli hazinedir. Fakat bir rahatsızlık veya hastalık ortaya çıktığı zaman artık bazı şeyler değişmeye başlar ve arayış başlar.


    Beyin, ruhsal durumlar veya diğer organ hastalıkları açısından bir şikayet ile araştırmaya girdiğinizde doktordan veya kitaplardan migren, depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), Alzheimer, otizm, anjina, ülser, ülseratif kolit, astım, Parkinson, astigmat, uyku bozukluğu gibi tanılar alırsınız. Size teşhis konup önerilerde bulunurlar ve her yeni bir tanı yeni bir süreç ve tedavi başlatırlar. Zamanla kullandığınız ilaç miktarı artar ve bu ilaçların birbirleri ile
etkileşmeleri sonucu yeni hastalıklar kendini gösterir. Böylece kişiler değişik isimlerle farklı hastalıklar taşımaya başlar. Kişiler hastalıklarının isimlerini bildiklerinde kısmi bir rahatlama yaşamakta fakat ilerleyen süreçlerde bu isimlerin altında ezilmeye başlamaktadırlar. Hastalarım örneğin Neriman Hanım bana ‘hocam hastalığımın adı nedir? Neyim var dediklerinde ‘adını söyleyerek ‘Neriman ALP hastalığı’ derim. Hastalığının adı kişi için aslında çok önemli olamamalıdır çünkü bize çok bir şey
kazandırmaz.
    Hastalık tanısı konduktan sonra tedaviye sıra gelir. Tedavide eğer semptomlar hedeflenirse hastalık çözülmez ve tam bir iyilik hali oluşmaz. Hastalık oluşum sürecinde rol oynayan faktörler tespit edilip ortadan kaldırılması ve normal hücresel fizyolojisinin düzeltilmesi ve bu düzenin sürdürülmesi gerekir. Hastalıklar bireysel olarak tanımlanmalı, bütünsel olarak değerlendirilmeli ve tamamen tedavi edilmelidir.
    Sağlık sorunlarınızla ilgili mevcut görüş ve düşüncelerinizi artık bir kenara bırakmalıyız. Dünya ile eş zamanlı Ülkemizde de günümüzde yaşanan sessiz ve derinden değişimi görmenize yardımcı olmak istiyorum.
    Tıp dünyası spesifik uzmanlıklar üzerinde kurgulanmış ve hastalıklar bu bakış açısıyla değerlendirilmekteydi. Her uzman kendi uzmanlık alanına uygun yönetimi benimseyerek Nöroloji, Kardiyoloji, Dahiliye, KBB, Endokrinoloji, Gastroenteroloji gibi uzmanlıklara ayrılmış ve hastalara yardım etmek, tedavi bulmak için uğraşıyordu. İnsan sağlığı açısından vücudun bütününe bakan az sayıda uzman veya pratisyen hekim vardı. İşte günümüzde bu bakış açısı değişim geçiriyor ve değişmek zorunda. Bu değişim özellikle kronik hastalıklar söz konusu olduğunda daha da hızlı
olmalıdır. Kronik hastalıkların altında yatan nedenlerin bütününü tespit etmek ve tedaviyi bunlara göre belirlemek gerekmektedir.
    Hastalıklarla ilişkili nedenleri tespit etmek, nedenleri ortadan kaldırmak, tedaviyi bütün olarak ele almak tüm dünyada hızla ilerleyen yeni bir tıp sistemi ile devam ediyor. Farklı isimler ile adlandırılan bu sistem değişimi -Fonksiyonel Tıp, Bütüncül Tıp, İntegratif, Regülatif veya Tamamlayıcı Tıp – ülkemizde de yaygınlaşıyor. Nörolojik hastalıkları fonksiyonel ve bütüncül yaklaşımla çözümlemek ve tedavilerine katkı sunmak beni heyecanlandırıyor.

      Hastalıkların nedenlerini tespit edip, ilişkili mekanizmaları dikkate alıp tedavi seçmelerini harmanlayıp hastaya şifa kaynağı olmak tüm hekimleri mutlu edecektir. Hastaya önce zarar verme anlayışı ile hareket eden bir hekim hastalığa daha bütüncül bakıp daha fazla yarar sağlama adına kazanımı olacaktır. Rutin sistemin içinde hapsolmuş hekim, hastasına daha çok zaman ve fayda verecektir.

      Hasta bireyler ise kendilerini anlayan, yol gösteren ve çözüm üreten hekimliği daha çok sevecek ve saygıları artacaktır. Hekim hasta diyaloğu tekrar kurulmuş olacaktır. Yeni tıp sistemi insanı önceleyen ve hastalığı çözen bir anlayış getirecektir.
      Devlet sağlık politikaları tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Hastalık ortaya çıkmadan hastalığı önlemek için önlemler alan, alternatif üretimleri ön plana alan koruyucu sağlık hizmeti sunan bir politika anlayışına ihtiyaç duyulmaktadır. Hastalıkların nedenlerini araştıran bir politika belirlenmesi sağlığın korunması için şart olacaktır. Sağlık, hastalık ortaya çıkmadan korunmalı ve buna yönelik önlemler alınmalıdır. Sağlık bakanlığı sağlığı korumayı önceleyen bir bakış açısı kazanmalıdır.
Hasta tedavisi politikaları tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. 'Hastalık bakanlığı’ durumundan sıyrılıp gerçek ’ Sağlık Bakanlığı’ hüviyetini kazanmalıdır.
     Temiz çevre, sağlıklı gıdaya erişim, hareket ve egzersiz, ruhsal durumun dengede olması ile hastalıkların önüne geçmek mümkündür. Toplumsal bilincin artırılması için eğitim politikalarının tekrar düzeltilmesi hayati önem taşımaktadır. Genç ve dinamik bir Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan ülkemizin
geleceği bunların ele alınması ile parlayacaktır.

 

Doç. Dr. Recep ALP

 
Etiketler: Hastalığa, Bakış, Değişiyor, mu?,
Yorumlar
Haber Yazılımı